Vakfın kuruluşu hangi fikir üzerine hâsıl oldu?

Öncelikle şunu net bir şekilde söyleyebiliriz vakfın kuruluşu Ali İsmail’in ölüm şekliyle değil yaşam şekliyle bağlantılıdır. Ali İsmail lise yıllarında “toplum için gençlik” adında bir grup kuruyor ve arkadaşlarıyla ilk toplantılarını boş derslerinde alıyorlar. Kantinden koliler alıp okul bahçesini ve çevresini temizliyorlar. Sonrasında huzurevi ziyaretleri gerçekleştiriyorlar. Engelliler için mavi kapak toplayıp, köy okullarına kitap ve kıyafet kampanyası düzenliyorlar. Bununla birlikte yakın çevresinde de Ali İsmail kitap okuma alışkanlığı kazandırmak isteyen biriydi. Kuzenlerini toplayıp kitap ödevi verir ertesi hafta kitabın özetini çıkarmış olana harçlığından hediye alırdı. Kitabı okumamış olanı da teşvik etmek hediye alamadığı için kırılmasın diye yine çeşitli hediyeler alırdı. Bunlar sitemizde mevcut (Alikev.org) Markaların insanları reklam panosu olarak kullandığını düşünürdü. Ali İsmail toplumsal sorunlara duyarlı, sosyal projelerin parçası olan bir insandı. Bugün yaşıyor olsaydı muhtemelen bu projelerde gönüllü olarak çalışmaya, sorumluluk almaya devam ediyor olacaktı. Vakfın kurulma fikri bunun üzerine doğdu.

Ali İsmail örgütlü bir genç değildi fakat örgütçü bir gençti diyebiliriz. Toplumun hali hazır durumundan rahatsız ve buna diar bir şeyler yapmaya çalışan ve bunu örgütlü bir biçimde yapmak gerektiğine inanan bir gençti. Ali’nin bu yaklaşımı üzerinden bu vakıf nasıl bir vizyona sahip olacak?

Vakfın hedef kitlesi gençler, düzenin apolitikleştirdiği insanlar… Amaç Ali İsmail gibi gençler yetiştirmek, projeler üretmek. Tabi bu projeleri üretirken fikri gençler verecek, yerelin sorunlarına çözüm üretirken çözüm önerisini o mahallenin köyün yaşayanları verecek ancak böyle başarılı olunabilir zaten. Daha iyi bir dünya için uğraşan gençler ile ortaklaşa bir şeyler yapmak. Sorgulayan, düşünen, emek veren bir gençlik yaratmak istiyoruz.

Vakfın işleyişi nasıl olacak?

Her şey el birliği ile olacak. Buranın döşenmesinden, eşyaların taşınmasına, tadilat aşamasında ustaların çalışmasına, tadilat malzemelerinden kitaplara kadar el birliği ve katkılar ile gönüllülerin yardımlarına bağışlarına kadar kolektif bir şekilde bugüne kadar devam etti.  Geçen şöyle bir mail geldi:“Abi hesaba on lira yatırdım. Ben öğrenciyim. Elimden gelen bu. Bir kuş yangına gagası kadar su taşır.”  Şimdi burada bu on lira bizim için çok değerlidir. Çünkü bir öğrencinin cebinde sermayesi yirmi liradır yarısını bize göndermiş. Bu çok değerli bir şey… Öte yandan bağışçıların ve katkı sağlayanların isimleri www.alikev.org’da yayınlanıyor. Tüzük, misyon ve amaçlarımız dahilinde şahsi olarak katkı sağlayacak herkese açığız.

Gezi şehitlerinin mahkeme süreçleri işliyor, bu mahkemeler mühim ama bir devlet geleneği olarak mahkemeler kaçırılıyor, sulandırılıyor. Vakfın bu mahkemelerin takibi ile ilgili bir amacı olacak mı?

Kurumsal olarak vakfın amaçları arasında böyle bir şey yok fakat özel olarak elbette bu bizim sorumluluklarımızdan biri. Vakıf olarak Gezi şehitlerinin mahkeme süreçlerini ve benzer durumların çalışmalarının örülmesini ÇHD vb. kurumlarla ortaklaşa yürütebiliriz. Bu bağlamda benzer amaçları olan ulusal ve uluslar arası kurumlarla çalışabiliriz.

Vakfın ihtiyaçları nelerdir?

Bugün tadilat aşaması bitti. Tefrişat aşamasındayız. Klima, masa, sandalye, mutfak eşyası, bilgisayar, projeksiyon gibi ihtiyaçlarımız var. Elimizdeki mevcut kitapların listesini internet sitemizde yayınlayacağız bu kitapların dışında nitelikli kitaplar ile yine kütüphanemizi zenginleştirebilirler. Bugün vakfımızın birçok duvarı boş, özellikle duvarlar için açık renkleri seçtik. Buraları doldurma ve resimlerle süsleme açısından çalışma ve fikirlere açığız.

Gezi bir uyanıştı. İnsanlar sokaklara çıktılar, hiç tanımadıkları insanlara evlerini açtılar, yeryüzü sofraları kurdular ve başka bir dünyanın mümkün olabileceğine dair bir umut doğdu. Bu vakıf Ali İsmail şahsında somutlanan Gezi aklı diye ifade edilen sürecin yaşatılmasının bir aracı olacak diyebilir miyiz?

Kesinlikle öyle. Burası Ali İsmail şahsında bütün Gezi şehitlerinin ve direnişçilerinin vakfı . O gördüğümüz rüyanın gerçekleşmesi için, güçlerimizi birleştireceğiz.

Vakfa verilen emek sürecinden biraz bahsedebilir misin?

Vakıf binası ilk aldığımızda harabe halindeydi. Birçok yeri yıkık döküktü. Teras katı kiler olarak kullanılıyordu. Biz burayı Ağustos ayında aldık. Ali İsmail Korkmaz hassasiyeti gösteren birçok insanın desteğiyle bu hale getirdik. Babam inşaat işçisi, sıvada yaptık mermer de taktı. Annem de babam buraya ne zaman gelse “ben de geleyim en olmadı çay yaparım” dedi. Esasen bu vakıf aracılığıyla annem Ali İsmail’i kaybetmediğini evladının çoğalarak arttığını gördü. Aklı sürekli burada yüreği burada. Ali İsmail’i böylece hüzünle değil umutla anmanın bir vesilesi oldu vakıf ve burada verilen emek.

“Anne ağlama evlatların burada.” Sloganının vücut bulmuş hali oldu diyebiliriz o zaman?

Kesinlikle öyle. Hatta logomuzda Ali İsmail’in sureti yok. Ali’nin bakışlarını görenler hüzünlensin istemiyoruz. Umutlansın, direnç azmi olsun istiyoruz. Bu yüzden logomuz sol yumruğu havada bir ağacın gövdesi olan bir genç.

Tişört kampanyasını biraz anlatır mısın?

İzmir’de bir tasarımcı arkadaş bize ulaşarak bir tişört tasarladığını, çevresine ve taraftar grubuna bunu satarak vakfa destek olabileceğini söyledi. Bizde vakfın ihtiyaçlarının karşılanması için bu kampanyaya onay verdik. Ve bu şekilde büyüdü. Aslında sadece bir taraftar grubunun kendi arasında yapıp vakfa bağış yapmak istedikleri bir fikir bu şekle evrildi.

Mahkeme ile ilgili bir şey söylemek ister misin?

26 Aralık karar duruşması… Bu herkesin davası, bu topraklarda yaşayan herkesin başına gelebilirdi. Gazdan etkilendiği için kaçan birini öldüren sekiz kişiden bahsediyoruz. Ali İsmail bu topraklarda yaşayan herkesin çocuğu olabilirdi.

Dört esnafın adam öldürmeden yargılandığı gün, cumhurbaşkanının esnaf yeri geldiğinde polis, yeri geldiğinde savcı, yeri geldiğinde alperendir açıklaması tesadüf değildir. Kendi paramiliter güçlerini oluşturmaya yöneliktir çünkü Gezi bitmedi hala bir biçimiyle devam ediyor. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Yeni Ali İsmailler, Berkinler, Ahmetler, Abdullahlar yitirilmemesi için ve adalet yerini bulsun diye davalar mahkeme salonlarının dışında da devam ediyor. Teşekkürler. Biz kazanacağız.

Tel: 0326 263 88 36

Adres: Ulucami Mah. Bedesten Sok No:8 Köprübaşı – Antakya/HATAY

bilgi@alikev.org,

Hesap Sahibi: Ali İsmail Korkmaz Vakfı

BANKA ŞUBE: İş Bankası / Antakya Şubesi

TL Hesap Numarası: 61002082824

Bağış için ayrıntılı bilgi: http://alikev.org/hesap-bilgileri/

ARALIK 2014 / ANTAKYA

http://direnisteyiz.net/haber/ali-ismail-korkmaz-vakfi/